İnci Çayırlı ve kulaktan silinen paslar…

In: Anılar

27 May 2010

Genlerimize işlemiş bir müzik bu. Ne yapsan ne etsen dönüp dolaşıp dinleyeceğin budur arkadaş ben bunu anladım. Babamın TRT 4′te müzik dinlediği vakitlerde “ya nasıl dinliyorsunuz bunları, kıs sesini” diye kavga eden ben. Nerden bilebilirdim her müziği dinleyip sıkılarak bir gün “Türk Sanat Müziği” aşığı olacağım. Tahmin bile edemeyeceği şeyler geliyor ya insanın başına. Öyle bir durum benim için.

Neyse uzun lafın kısası 4 yıldır devamlı olarak bu müziğin müptelası olmuş durumdayım. Bir defasında amatör bir korunun konserine gitme şansım olmuştu 2-3 yıl kadar önce. O konser sonrası bu müziğin canlı olarak dinlendiğinde hakikaten çok daha fazla keyif verdiğini anladım. “Eh be adam hiç ömrü hayatında konser görmedin mi bilmiyor musun?” Diyeceksiniz haklı olarak. Ama tam manasıyla TRT 4 seyircisi modunda bir insanım :) Öyle hoplamak zıplamak ayakta saatlerce şarkı dinlemeyi pek sevmediğimden yılbaşlarında veya milli bayramlarda Cumhuriyet-Gündoğdu meydanları hariç konserle alakam olmamıştır bugüne kadar.

Yine böyle bir amatör koronun konserine tesadüf eseri katıldım. “Atatürk Kültür Merkezi’nde etkinlik var fotoğraf çekmeye gidiyorum, sende gelsene” diyen Erhan’ın peşine düşüp bende gittim. Ben konseri halk müziği sanarken sanat müziği konseri çıktı. Hemde İnci Çayırlı konuk solistmiş. Tabii ben Erhan’a brifing babında oğlum bu İnci Çayırlı şöyle meşhur böyle meşhur diye konuşup duruyorum. TRT’de yapılan alaturka solistmiydi neydi o yarışmada jürilik yapmıştı dediğimde oda anımsar gibi oldu. Dinledikten sonra artık unutmaz ömrünün sonuna kadar :)

Konser çıkışında yüzlerde gülümseme ile birbirimize bakıp “GÜZELDİ” diyebildik sadece.

Konserde özellikle ilk defa duyduğum çok güzel bir eser vardı oda “Canandan Uzak Kaldı Gönül” bu ara devamlı onu dinlemekteyim.

Yorum Formu

Blog Hakkında

Buraya blog hakkında birşeyler yazmam gerekiyor ama üşendiğim için sonraya bırakıyorum...