Yazı yazmayalı çoook uzun süre geçmiş yine. Havadan sudan bir yazı yazıp en azından yaşadığımı belgelemek için yazıyorum bu gün
Arap saçı çok karışık olayları, karmakarışık olmuş durumları tanımlamak için kullanılan bir deyim malumunuz. Fakat arapsaçı denildiğinde gerçek anlamı olan ot gelir benim aklıma. Anason kokusu yüzünden itilip kakılmış hor görülmüş gariban bir ottur [...]
In: Günlük
15 Oca 2010Uzun süredir yazacak kayda değer birşeyler bulamadığımdan dolayı.
Dün akşam Rıdvanımızı vatani görevine gideceği için Zeytinalanı’na gittik. Aslında bu sabah 9′da çıkacaktı yola ama işe gitmek zorunda olduğumuz için akşamdan vedalaşmak istedik. Zaten Rıdvan ve Erhan’ın tüm aile nişandı, asker uğurlamasıydı derken artık kendi ailem gibi oldu.
Gidince hemen erkeklerin oturduğu bölüme giderek bir köşeye sinip olanı [...]
Merhabalar
Tembel bir blog yazarı olarak yeni yıla girdikten 4 gün sonra bu yazıyı yazıyorum
Bu yıla kadar hep evde yeni yıla girmişimdir. Bu yıl ailemden ilk defa uzakta olarak yeni yıla girmenin burukluğunu yaşadım diyemem açıkçası. Yeni yıl sadece tarih yazarken 2009 yerine 2010 yazmak benim için. Fakat tabi eğlenceye, mutluluğa, umuta dibine kadar [...]
In: Günlük
12 Ara 2009Eski yazılarımda sektörel bir dergide çalıştığımdan bahsetmiştim. Sektörel bir seminer için patronum Antalya Kemer’e gidecekti. Benim gitme ihtimalim çok zayıf olduğundan hiç aklımın ucundan geçmiyordu heveslenmemiştim. Patron yokken yapacağım işler vardı onların planlarını hazırlamıştım bile.
Salı sabah yola çıkacaktı. Pazartesi akşam vedalaşıp evimin yolunu tuttum. Bir kaç saat sonra telefondaki ses “valizini hazırla Antalya’ya geliyorsun, yarın [...]
In: Günlük
27 Kas 2009Çok klasik bir laf olsada, böyle bir başlık kullanmayı uygun gördüm. Malum deli olmanın inanılmaz hafifliği adama her gün bayramı yaşatıyor. Ve fakat malesef biz bu hafifliği yaşayamıyoruz.
Neyse efendim klasik olarak girdik mevzuya. Klasik olarak işte nerede eski bayramlar vıdı vıdı vıdı demektense bir kerecikte iyi olumlu eleştri yapayım.
Kurban bayramında her köşe başına bayramdan 1 [...]
In: Günlük
19 Kas 2009Bu hafta sonu için kaç defa plan yapıp bozdum ben bile bilmiyorum. Ama herhalde en güzeli, böyle spontane gelişen şekliyle olurdu.
İlk başta Pazar günü Çeşmealtı’ndan tekneyle balığa çıkıyorduk. Sonra balığı boş verip, haftasonu Alaçatı’ya gidip hem kafa dinlemek hem rakı balık muhabbeti yapma planı çıktı. Araba problemi ortaya çıkınca tekrar Çeşmealtı’na gidelim olduk. Sonra Gümüldür’de [...]
In: Günlük
17 Kas 2009Dün herhalde unutkanlık tarihine adımı altın harflerle yazdırdım.
Sabah evden çıktım. İzmir’in bir ucundan diğer ucuna geldim ki ceplerim bomboş anahtarımı evde unutmuşum.
Hayıflana hayıflana eve dönüp ofisin anahtarını aldım. Tabi yaklaşık 2 saatim yollarda geçti.
Neyse bu krizi o şekilde aştık. Akşama kadar efendi gibi çalıştım, hatta blogum için bir yazı bile yazdım haftasonunda yaşadıklarımla ilgili. (şuan [...]
In: Günlük
27 Eki 2009Yazacak uzun bir konu bulamadığım için şöyle kısa kısa birşeyler anlatayım kendi kendime konuştuklarımı yazıya dökeyim dedim.
Dün akşam dergimizin ekim sayısını gecikmelide olsa en güzelinden bitirdim. Akşam matbaaya ftp aracılığıyla dosyaları yollarken yeter gari (saat 19:30 suları) evden bunları yollayabilirim nasıl olsa kaçayım dedim. Ama ftp bilgilerini yanıma almayı unutunca 500 sefer deneme-yanılma yöntemiyle girmeyi [...]
In: Günlük
23 Eyl 2009İyi bayramlar burdan yolu geçen ve bu yazıyı okuyan herkese.
Gerçi 3 günlük bayram bitti fakat ancak birşeyler karalayacak istek ve şevk geldi.
Yozlaşan bayramlardan daha doğrusu insanlardan dert yanmak istiyorum biraz. Artık etrafımda kime sorsam “bayram benim için sadece tatil” diyor. En olumlu yanıtı veren bile “bayramda artık heycanlanmıyorum sıradan bir gün gibi, tabi yinede önemli” [...]
In: Günlük
6 Ağu 2009Hemen susuz yaz filmi aklınıza gelmesin. Onu sadece hava olsun diye yazdım.
İzmir’in en büyük barajından şehrin hemen hemen yarısına su veren borularda tamirat yapıldı. Pazartesi sabahından 5 dakika öncesine kadar susuz olarak geçindik gittik.
Tabii böyle yazması, söylemesi kolay. Yani taşıma suyla işlerin nasıl zor yürüdüğünü, aslında çeşmeyi açtığınızda suyun şıkır şıkır akmasının ne kadar büyük [...]
Buraya blog hakkında birşeyler yazmam gerekiyor ama üşendiğim için sonraya bırakıyorum...
Son Yorumlar