<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Taygun &#187; Günlük</title>
	<atom:link href="http://www.taygun.net/category/gunluk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.taygun.net</link>
	<description>Ey Özgürlük...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 19 Jul 2010 09:10:44 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Altın bilezik&#8230;</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/altin-bilezik.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/altin-bilezik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 11:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[altın bilezik]]></category>
		<category><![CDATA[çilingirlik]]></category>
		<category><![CDATA[kapı açmak]]></category>
		<category><![CDATA[meslek]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=187</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 1,5 aylık süre zarfında en azından kayda değer 4 yazılacak olay olsada hiçbirini yazmadım, yazamadım üşendim  
Neyse ki bugün öyle bir olay vuku buldu ki yazmadan edemedim. Daha önceki yazılara dönüp bakarsanız birşeyleri unutmakta üzerime olmadığını görürsünüz.  Pazartesi pazartesi kalkıp büroma geldim etrafı biraz toparlayıp bilgisayar başına geçip ne var ne yok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 1,5 aylık süre zarfında en azından kayda değer 4 yazılacak olay olsada hiçbirini yazmadım, yazamadım üşendim <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Neyse ki bugün öyle bir olay vuku buldu ki yazmadan edemedim. Daha önceki yazılara dönüp bakarsanız birşeyleri unutmakta üzerime olmadığını görürsünüz.  Pazartesi pazartesi kalkıp büroma geldim etrafı biraz toparlayıp bilgisayar başına geçip ne var ne yok etrafa bakındım, haber okudum vs. vs. kısacası öğlene kadar vakit geçirdim.</p>
<p>Eh öğlen geldi, mide guruldamaya başladı. Dışarıdan atıştıracak birşeyler almak için çıktığımda anahtarımı yanıma almadığımı fark etmedim bile. Nevaleyi alıp kapının önüne geldiğimde şöyle ellerimle ceplerimi bir yokladım. Baştan aşağı kaynar su dökülmesi hissini yaşadım elbet <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' />  Bir kaç dakika düşünme ve arkadaşlara akıl danışma işinden sonra çok duyduğum ama bugüne kadar hiç denemek için karşıma fırsat çıkmayan kredi kartı benzeri bir maddeyle kapı dilini iktirmek eylemini gerçekleştirmeye çalıştım. Bir kaç dakika ön araştırma ve fizibilite ile geçtikten sonra başarılı bir kapı açma operasyonuyla büroya girebildim <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </p>
<p>Hani böyle insanın içinden kahkahalarla gülmek gelir ya öyle bir kriz gelir gibi oldu. Bir iki ufak gülücükle, pişmiş kelle ifadesiyle işi kurtardık.  Erhan&#8217;ı arayıp &#8220;oğlum artık sanat sahibi oldum&#8221; dediğimde dumura uğradı garibim. Ne diyorsun gibilerinden birşeyler söyledi &#8220;sanat sahibi oldum oğlum, altın bileziği taktım koluma&#8221; dedim yine anlamadı. Daha da açıklayıcı olması için &#8220;kapıyı açtım içerdeyim&#8221; dedim ve karşılıklı bir gülüşme sonrası bu yazıyı yazmak için bilgisayarımın başına geçtim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/altin-bilezik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AÖF Maceraları</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/aof-maceralari.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/aof-maceralari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 11:06:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=184</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Cumartesi-Pazar günleri AÖF sınavlarım vardı. Sınav giriş belgeleri çok önceden postayla geliyor ve öyle bir saçma sistem var ki sınava gireceğiniz yere arabasız şekilde vaktinde gitmeniz imkansız. Çok şükür ki Karşıyaka ve Çiğli&#8217;de olan sınav yerlerime teyzem çok yakın oturuyor. Zaten maceralarda teyzem ve benim başımdan geçiyor&#8230;
Perşembe akşamı ilk sınav yerimi bulmak için yaptığım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Cumartesi-Pazar günleri AÖF sınavlarım vardı. Sınav giriş belgeleri çok önceden postayla geliyor ve öyle bir saçma sistem var ki sınava gireceğiniz yere arabasız şekilde vaktinde gitmeniz imkansız. Çok şükür ki Karşıyaka ve Çiğli&#8217;de olan sınav yerlerime teyzem çok yakın oturuyor. Zaten maceralarda teyzem ve benim başımdan geçiyor&#8230;</p>
<p>Perşembe akşamı ilk sınav yerimi bulmak için yaptığım ön araştırmalar sonucu yola çıktım (google earth sağolsun). Okulu kolay bir şekilde bulmanın sevinciyle teyzeme gittim. Kuzenlerle ki kuzen dediğime bakmayın annem ailenin en büyüğü, bahsettiğim teyzemde en küçüğü ve aralarındada bir teyze ve bir dayı olunca yaş farkını düşünün neyse kuzenlerle ilk geceyi oynaya hoplaya zıplaya kısacası maymunluk yaparak geçirdim. Ertesi sabah asıl maceranın başlangıcıydı.</p>
<p>Teyzemin &#8220;benim çarşıda biraz işim var gel birlikte gidelim, oradan okuluna bakarız&#8221; demesiyle atladık arabamıza düştük yollara. Karşıyaka çarşısını kesen ara sokaklarda yaklaşık 2 saat kadar o biraz işi hallettik. Hani atalarımız keçinin sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş derler ya benimki ona benzedi. Kadınlarla ne kadar alışverişe çıkmayı sevmediğimi kelimelerle anlatamam. Karşıyaka çarşıda iki saat o dükkan senin bu dükkan benim gezdik, gezmenin yanında fikir verme görevide bana düştü.(zevkime güvenen teyzeme teşekkürü borç bilirim)</p>
<p>Ordan çıktıktan sonra Çiğli 75. Yıl Teknik ve Endüstri Meslek Lisesini bulmak için çabalarımız başladı. Öyle kavşaklar yapılmış ki bilmeyen birinin yolunu bulması imkansız. Öyle ki okulu uzaktan görebiliyorum, &#8220;teyze bak okul şurda işte&#8221; diye kendimi yırtıyorum ama yolu bulamıyoruz. O arada okulu bulamamanın yanında üstüne yoğurtlu sos misali Çiğli-Menemen yoluna girdik üstelik geri dönüş için olan kavşağıda geçtik. Şuan bu satırları yazarken kendime şaşırıyorum nasıl böyle bir salaklık yaptım diye ama o an o kadar dumur bir vaziyet içindeydim ki geri dönmeyi bile akıl edemeyebilirdim <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Şükür ki arka sokaklardan kavşağa kadar geri dönüp ordan tekrar İzmir yönüne döndürdük arabanın burnunu. </p>
<p>İki şeritli yolda kırmızı ışıklarda tırı geçmeye korkan teyzem (tır sağ şeritte sabit durmakta bu sırada) önümüzdeki bir tır ve ek olarak 4-5 arabalık boş şerite girmeyerek orda bekliyor. Bende mantıken tırdan kurtulmak için onu geçmen lazım diye fikrimi belirttim ve o aradan geçmesini söyledim. Tam bu sırada karşıdan karşıya geçeyim mi geçmeyim mi diye böyle arada kalmış bir kadın gözüme çarptı. Ve bizi gülme krizine sokan şu cümle ağzımdan dökülüverdi  &#8220;teyze bak dikkat et şu kadın yola atlıycak gibi bakıyor&#8221;. Evet belki şuan çok komik gelmeyebilir ama hemen akabinde o kadın yola atlayınca biz gülme krizine girdik.</p>
<p>Daha sonra tekrardan okul arama faaliyetlerine devam ettik. Bir kaç defa Anadolu caddesinde kamyonların bizi biçmesi tehlikesinide bertaraf ettikten sonra nihayetinde okula yaklaştığımı hissettim. Yoldan geçen bir öğrenciye okulu sorar sormaz &#8220;abi burdan dümdüz devam et solda görürsün&#8221; dediğinde yüzümde güller açtı ve çok şükür okulu bulduk.</p>
<p>Daha sonra teyzemin bana son bir numarası daha çıktı (sandım ama değilmiş). Koçtaş ve Carrefour&#8217;da sebze meyvelik arayışına geçtik neyse ki güzel istediği gibi birşeyi bulup aldı. Bunun yanında bir kaç saksı, çilek fidesi vs. de aldık.</p>
<p>Herşey bittiğinde 13:00 sularında çıktığımız eve 18:30 sularında hala dönememiştik. Son çalım olarak teyzem tansaşa beni sokunca çıkışta şöyle kendimi bir yola atayımda kurtulayım bu eziyetten diye düşündüm bu sırada teyzem &#8220;sen yola atlayacak gibi bakıyorsun&#8221; anladın mı şimdi o kadının halini deyince kahkahalar yine havalarda uçuştu neyse ki yola atlamadan, sağ salim evimize vardık. Teyze yeğen güzel bir gün geçirdik.</p>
<p>Sınavlar nasıl geçti derseniz eh işte orta şeker diyebilirim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/aof-maceralari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arapsaçı</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/arapsaci.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/arapsaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 18:28:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[arapsaçı]]></category>
		<category><![CDATA[girit]]></category>
		<category><![CDATA[ot]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[Yazı yazmayalı çoook uzun süre geçmiş yine. Havadan sudan bir yazı yazıp en azından yaşadığımı belgelemek için yazıyorum bu gün  
Arap saçı çok karışık olayları, karmakarışık olmuş durumları tanımlamak için kullanılan bir deyim malumunuz. Fakat arapsaçı denildiğinde gerçek anlamı olan ot gelir benim aklıma. Anason kokusu yüzünden itilip kakılmış hor görülmüş gariban bir ottur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazı yazmayalı çoook uzun süre geçmiş yine. Havadan sudan bir yazı yazıp en azından yaşadığımı belgelemek için yazıyorum bu gün <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Arap saçı çok karışık olayları, karmakarışık olmuş durumları tanımlamak için kullanılan bir deyim malumunuz. Fakat arapsaçı denildiğinde gerçek anlamı olan ot gelir benim aklıma. Anason kokusu yüzünden itilip kakılmış hor görülmüş gariban bir ottur bu. Fakat seveni öyle sever ki hastasıdır.</p>
<p><img alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_RA0GBlHzJZg/R8sIlC-NggI/AAAAAAAAAlE/A7X8oJKZRdY/s320/arapsac%C4%B12.JPG" title="Arapsaçı" class="alignnone" width="320" height="240" /></p>
<p>Görünüşüde şöyle birşey, dereotuna benzer halde. Hiç bilmeyen için yukarıda yazdığım gibi kokusu anason gibidir. Anason ise güzide bir içeceğin ham maddelerindendir yani <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Neyse bu otu genelde Giritli olanlar hakkını vererek pişirir ve yer. Yani kavurup üzerine yumurta kırmak falan evet güzel ama yeterli değil. Mesele bunun kuzu etli yemeğini yemek. Kokusundan dolayı ön yargıyla yaklaşan en azından 10 tane tanıdığım zorla tadına baktıktan sonra hastası olmuştur. Tabi yapan kişinin mahareti ve otun tazeliğide mühim burada. Ayrıca kol böreğinin içine ıspanak ve lor ekledikten sonra az birazda arapsaçı koyduğunuzda yapılan börek tadından yenmez bir hal alır hakikaten.</p>
<p>Bu otu bu kadar ballandıra ballandıra anlattık temini hakkındada püf noktalara dikkat çekeyim. Şimdilerde dikme arapsaçı çıktı piyasaya. Yani semiz otunun nasıl yabanisi ve evcili var bundada öyle. Yabanisinin boyu daha ufak oluyor, diğerleri kavak ağacı gibi up uzun saplı oluyor. Birde fiyattan kendisini belli ediyor doğadan toplananlar yaklaşık tarlada yetişenlerden 2 misli fiyata sahip oluyor.</p>
<p>Nereden çıktı şimdi bu diyeceksiniz elbet. Az önce öyle bir arapsaçı yemeği yedim ki bunu yazmazsam ukte olacaktı.</p>
<p>Annanemin otçusundan da biraz bahsedeyim tam olsun. Kendimi bildim bileli Çarşamba ve Pazar sabahları otçumuz gelir. Radika, turp otu, sarmaşık, ebegömeci, filiz gibi ineğin yediği hangi ot varsa kırda bayırda o otlardan getirir <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  El kantarında yaklaşık olarak 1,5-2 kilo otu 1 kilo gibi tartıp verir. Bunun yanında mevsiminde hakikaten çıtır çıtır daha üzerinde tüyleri olan salatalıklar getirir. Taze fasülye falanda getirir arada ama hakikaten doğal olduğundan sadece 3-5 kilodur bu miktar ve kısaca yetişen alır. Süt her zaman vardır ve bu süt alınınca muhakkak sütlaç veya pirinç unuyla beyaz muhallebi yapılır annanenin evinde <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tabi alışverişlerde yapılan pazarlık evlere şenlik, her seferinde tamam işte bu gün saç saça baş başa girecekler diyorum o derece ama sonunda iş tatlıya bağlayıp helalleşiyorlar çok şükür.</p>
<p>Sonunu bağlayacak yer kalmadı, bu yazınında sonu böyle olmuş olsun.<br />
Hadi eyvallah&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/arapsaci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selametle Git Gel Has Teyzeoğlum</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/selametle-git-gel-has-teyzeoglum.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/selametle-git-gel-has-teyzeoglum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 10:21:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[vatani görev]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir yazacak kayda değer birşeyler bulamadığımdan dolayı.
Dün akşam Rıdvanımızı vatani görevine gideceği için Zeytinalanı&#8217;na gittik. Aslında bu sabah 9&#8242;da çıkacaktı yola ama işe gitmek zorunda olduğumuz için akşamdan vedalaşmak istedik. Zaten Rıdvan ve Erhan&#8217;ın tüm aile nişandı, asker uğurlamasıydı derken artık kendi ailem gibi oldu.
Gidince hemen erkeklerin oturduğu bölüme giderek bir köşeye sinip olanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süredir yazacak kayda değer birşeyler bulamadığımdan dolayı.</p>
<p>Dün akşam Rıdvanımızı vatani görevine gideceği için Zeytinalanı&#8217;na gittik. Aslında bu sabah 9&#8242;da çıkacaktı yola ama işe gitmek zorunda olduğumuz için akşamdan vedalaşmak istedik. Zaten Rıdvan ve Erhan&#8217;ın tüm aile nişandı, asker uğurlamasıydı derken artık kendi ailem gibi oldu.</p>
<p>Gidince hemen erkeklerin oturduğu bölüme giderek bir köşeye sinip olanı biteni dinlerken çay servisi başladı. Yerde öyle bir biçimsiz oturmuşum ki anlatılacak gibi değil. Ben henüz yemek yemediğim için çay içmeyeceğimi söyledim fakat enişte çay isteyince ona uzatmak için bir tane aldım lakin tam o sırada bardak şangırttadanak eniştenini üzerine devrilmesin mi. O kadar insanın içinde utancımdan mosmor oldum. Bu sırada enişte tamam tamam yok birşey diye ortalığı yatıştırırken. Galip amcamda olur olur olur diye gayet sakin bir şekilde bozuntuya verdirmiyor. Erhan&#8217;da aynı sırada enişte kalk diye ısrarla bağırıyor. Takribi 5 saniye sonra çay karın bölgesinden aşağılara süzülmeye başlayınca enişte feryatla kalktı.</p>
<p>Yan odada tedavi ve üst baş işi hallolurken aynı yerde bize sofra hazırlandı. Enişte ahh yaktın beni diye şakayla karışık sitem ediyor. Ordan diğer eniştede kıkır kıkır gülüp benide kahkahaya boğuyo. Neyse gayet güzel ve lezzetli yemekleri mideye indirdikten sonra genelde kapı önü sohbetleriyle geceyi geçirdik.</p>
<p>Arkadaşları bir bir askere yollamanın verdiği hüzüne birde Rıdvanı ekleyip eve döndük.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/selametle-git-gel-has-teyzeoglum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Yıl</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/yeni-yil.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/yeni-yil.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 21:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yılbaşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar
Tembel bir blog yazarı olarak yeni yıla girdikten 4 gün sonra bu yazıyı yazıyorum  
Bu yıla kadar hep evde yeni yıla girmişimdir. Bu yıl ailemden ilk defa uzakta olarak yeni yıla girmenin burukluğunu yaşadım diyemem açıkçası. Yeni yıl sadece tarih yazarken 2009 yerine 2010 yazmak benim için. Fakat tabi eğlenceye, mutluluğa, umuta dibine kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar</p>
<p>Tembel bir blog yazarı olarak yeni yıla girdikten 4 gün sonra bu yazıyı yazıyorum <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bu yıla kadar hep evde yeni yıla girmişimdir. Bu yıl ailemden ilk defa uzakta olarak yeni yıla girmenin burukluğunu yaşadım diyemem açıkçası. Yeni yıl sadece tarih yazarken 2009 yerine 2010 yazmak benim için. Fakat tabi eğlenceye, mutluluğa, umuta dibine kadar ihtiyacı olan Türk halkına yılbaşı eğlencelerini ve kutlamalarını çok görmüyorum.</p>
<p>Velhasıl gelelim benim yılbaşım nasıl geçti. Yaklaşık 1 ay öncesinden çekirdek kadroyu oluşturup Alaçatı&#8217;da yeni yıla girmeyi planladık. 3-4 Gün önce herşey kağıt üzerinde hazırdı. Hatta öyle ki marketten neler alacağımız bile kağıtta yazılıydı. Aramızda 50 şer lira toplayarak giderleri ortak paradan harcama kararı aldık. 5 Kişi 250 TL para topladık. Market alışverişinde yaklaşık paramızın 135 lirasını bırakınca ufak çaplı bir şok geçirdik. Ayrıca buna tekel maddeleri hariç onuda belirteyim.<br />
(Bu arada kadro Erhan, Görkem, Rıdvan, Oğuz ve benden oluşuyordu kim diye sormayın yeni yıla birlikte girilebilecek kadar değerli insanlar olduğunu bilin yeterli)<br />
Alışveriş sırasında her zaman olduğu gibi Erhanla devamlı ufak tefek atışmalar yaşadık. Ona göre gerekli, bana göre gereksiz şeyleri alırken verdiği mücadele takdire şayandı gerçekten. O sırada Oğuz sessiz sakin dururken ikimizde ara ara Oğuza &#8220;oğlum bak canının çektiği birşey varsa söyle sende fikirlerini belirt&#8221; demeyi ihmal etmedik. Lakin Oğuz evliya gibi sessiz sakin bir adam olduğundan hiçbirşey istemedi. Peynir alacağımız sırada artık &#8220;beyaz peynir yermisin?&#8221; sorusunada &#8220;farketmez abi alın işte&#8221; diye cevap verince benden fırçayı yedi sonrada &#8220;beyaz peynir yerim, severim alalım&#8221; dedi ve bizi mutlu etti. Laf olsun diye demediğini ertesi sabah kahvaltıda peyniri yediğini görünce anlayınca sevindim <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Neyse arabamıza atlayıp Alaçatı yolunu tuttuk. Biraz geç saatte varmamıza rağmen iki dakikada evden yaptırdığımız mezelerle sofrayı donattık. Yanına çoban salatayı, kalamar tava ve mangalda çipuraları ekleyince müthiş bir görüntü ortaya çıktı.</p>
<p>Televizyonsuz, hafif müzikli bir ortamda bir siyasete, bir gelecek mevzularına, bir anılara girip çıkarak muhabbeti ilerlettik. Erhan, Rıdvan ve Oğuzun kuzeni Kadir&#8217;in asker olmasının üzerinden yaklaşık 1 ay geçmişti eh yeni yılını kutlamak için onuda aradılar tabi. Herkes özellikle Erhan baya baya ağladı. (bende tık yoktu duygusuz muyum? neyim bilemedim)</p>
<p>Gece 3 suları Oğuz&#8217;un pili bitti onu yatırdıktan sonra bizde bir süre ortalığı toparlayıp gülüştükten sonra bizde yattık.</p>
<p>Sabah uyandığımda akşamki o bahar havasının devam ettiğini ama müthiş bir fırtına olduğunu pencerelerden sızan havanın oynattığı perdelerden anladım. Saate baktım 9:30 sularıydı, yeni yıla güzel ve erken bir başlangıç sayılır diyerek elimden geldiğince sessiz davranarak yataktan kalktım. Uzaktan da olsa pencereden bakıldığında deniz görünüyor. Fakat deniz yerinde yoktu, pamuk tarlası gibi bembeyaz birşey vardı. Pas parlak ve güneşli bir gökyüzü, temiz ve ılık bir hava vardı. Hemen aşağı inip dolaptan bir soda kapıp kendimi bahçeye attım. Yetmedi sokaklara vurdum kendimi içimden &#8220;ulen acaba ılıcaya gitsem yolu bulabilir miyim&#8221; diyordum. Çünkü evden ılıca sahili yaklaşık yürüyüş mesafesiyle 10 dakika ama cesaret edemeyerek etraf sokaklarda dolaştım. Yeni yıla müthiş bir başlangıç oldu. </p>
<p>Ardından arkadaşlarda uyanınca ev yapımı bir orta boy tepsi börek mideye indirildi itinayla. Ardından Kemal Sunal filmi izledik, gazete okuduk, bahçede oturup çay içtik. Yani bir tatil günü nasıl geçebilirse öyle dinlenerek güzel bir şekilde geçirdik.</p>
<p>Her güzel şeyin olduğu gibi o gününde sonu geldi ve İzmir&#8217;e ayaklarımız geri geri basarak döndük. Yinede yaşadıklarımız yanımıza kar kaldı. Burayada yazarak ölümsüzleştirdim sayılır <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/yeni-yil.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hem Ziyaret, Hem Ticaret&#8230;</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/hem-ziyaret-hem-ticaret.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/hem-ziyaret-hem-ticaret.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 13:28:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[antalya]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[kemer]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Eski yazılarımda sektörel bir dergide çalıştığımdan bahsetmiştim. Sektörel bir seminer için patronum Antalya Kemer&#8217;e gidecekti. Benim gitme ihtimalim çok zayıf olduğundan hiç aklımın ucundan geçmiyordu heveslenmemiştim. Patron yokken yapacağım işler vardı onların planlarını hazırlamıştım bile.
Salı sabah yola çıkacaktı. Pazartesi akşam vedalaşıp evimin yolunu tuttum. Bir kaç saat sonra telefondaki ses &#8220;valizini hazırla Antalya&#8217;ya geliyorsun, yarın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski yazılarımda sektörel bir dergide çalıştığımdan bahsetmiştim. Sektörel bir seminer için patronum Antalya Kemer&#8217;e gidecekti. Benim gitme ihtimalim çok zayıf olduğundan hiç aklımın ucundan geçmiyordu heveslenmemiştim. Patron yokken yapacağım işler vardı onların planlarını hazırlamıştım bile.</p>
<p>Salı sabah yola çıkacaktı. Pazartesi akşam vedalaşıp evimin yolunu tuttum. Bir kaç saat sonra telefondaki ses &#8220;valizini hazırla Antalya&#8217;ya geliyorsun, yarın akşama biletini al&#8221; dedi. Daha önce böyle bir iş seyahatini bırakın Antalya&#8217;ya bile sadece bir kaç gün gitmişliğim vardı. Ha sorsan başka bir yere gittin mi? Hayır cevabını veririm. Neyse kadınlar gibi ne giysem, yanıma ne alsam derdi çıkmıştı şimdi başıma. Bu yükü validemin sırtına yükleyip pazartesi gecesi heycanlı bir şekilde uyudum. Ertesi gün ofiste yapacağım 1-2 ufak tefek işi halledip biletimide alıp eve döndüm.</p>
<p>Valizimi şöyle bir kontrol edip eksik gördüğüm bir kaç parça eşyayı da tıkıştırdım. Sıra geldi yolluk hazırlamaya, dinlerken hep &#8220;tam uzun yol şarkısı be&#8221; dediklerimi yanıma aldım. Kalkış saati geldi (23:00) ve otobüs yola çıktı. İnsan evinden, ailesinden, arkadaşlarından kısa süreli bile ayrılırken bir burukluk yaşıyormuş onu anladım. Belki gereksiz bir hassaslık benimki ama bünye meselesi işte <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </p>
<p>Yolda normalde uyuyamayan biriyimdir ama bu sefer yolun hemen hemen yarısına yakın kısmında uyudum denebilir. Otobüste uyurken başkalarının halini görünce aslında pek istemiyorum uyumak ama gece karanlığında ne etrafı seyretme şansı olmadığından canım çok sıkılıyor. Neyse sabah 6 sularında Kemer&#8217;e indim. Sıcacık otobüsten indiğinde buz gibi denebilecek bir hava var. Kış sezonu olduğu için etrafta in cin bile yok. Gideceğim oteli sormak için benzin istasyonuna gittim. Adamın cevabı beni şok etti. &#8220;şu ışıkların oraya git saat 8&#8242;de otobüs var anca öyle gidersin&#8221; deyince kan beynime sıçradı. İçimden &#8220;ulen burda bir allahın kulu yaşamıyor mu? 8&#8242;de otobüs mü olurmuş&#8221; dedim. Emniyet müdürlüğünün önünde gördüğüm polis geldi aklıma hemen yanına gidip ona danıştım. Ondan aldığım yanıt içimi ferahlattı 6:30&#8242;da merkezden dolmuş kalkıyormuş onunla gidebilirmişim.  Yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüşle dolmuşun kalktığı yeri buldum. Şöförümede çok teşekkürler yardımcı oldu. Otele girdim genel olarak ilk izlenim gayet güzeldi. Odayı bulup hemen güzel bir uyku çekip öğlen 1&#8242;e kadar uyudum. Daha sonra patronla buluşup yemek yedik. Seminere girip fotoğraflar çektim, tabi bunun yanında gayet güzelde bilgilendim. </p>
<p>Akşam yemeğinde patronumun üniversiteden arkadaşlarıyla yaptığı geziye 85 yılında mı? 86 yılında mı? tartışması etrafta kim varsa gülmekten yerlere yatırdı. Her gelen muhabbetin bir ucundan tutup sündürdükçe gece keyiflendikçe keyiflendi. Ama benim pil fazla dayanmadı yol yorgunluğuyla saat 23 gibi odaya çıkıp uykuya daldım.</p>
<p>Kahvaltıda akşam tanıştığımız birkaç kişiyle detaylı sohbet etme şansım oldu. Şu bilgisayar başından kalkıpta böyle yeni insanlarla tanışıp sohbet etmek benim için büyük bir adım demek isterim bu arada <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </p>
<p>Gün içinde yine seminer dinlemek, fotoğraf çekmekle geçti vakit. Özellikle değinmem gereken bir nokta var ki. Bizi seminere davet eden ve tüm masraflarımızı karşılayan işadamı yaptığı konuşmayla herkesin gönlünde taht kurdu denebilir. İçten, açık ve dobra dobra bir konuşma yapmakla birlikte sempatik tavırlarıda çok hoşuma gitti. Zaten seminer sonunda yapılan ankette en çok beğenilen konuşmacıda kendisi çıktı.</p>
<p>Akşam yemekte patronum bana sakilik yaparken &#8220;ahh bee patronuma bak beni nerelere getirdi, sakilik bile yapıyor daha ne isteyim&#8221; lafım pek hoşuna gitmiş dilinden düşürmedi. Yemekten sonra hemen odaya çıkıp kurtlar vadisini açtım. Özet olduğundan o arada duş alıp vakit geçirdim. Vadi bitince karar aldım artık bu diziyi izlememeye (bu ayrı bir yazı konusu şimdilik pas geçelim.</p>
<p>Bir önceki gün konuşmalar bitmişti. Sabahtan öğlene kadar seminer hakkında panel vardı. Pek verimli geçmeyen bir panel oldu denebilir zaman kısıtlı olmasından dolayı. Öğle yemeği ardından otelden çıkış yapıp bizi davet eden işadamının arabasıyla gayet hızlı ve keyifli bir yolculukla İzmir&#8217;e dönüş yaptık. Dönüş yolunda torosların heybetini, güzelliğini gündüz gözüyle canlı canlı görmek gayet keyifliydi. Zirvelerdeki karlar, vadilere kadar çöken bulutlar muhteşem görüntülerdi. Dağların büyüklüğünü, heybetini bütün hücrelerinizle hissediyorsunuz dersem herhalde abartmış olmam.  Tabii bunun bir sebebide Antalya&#8217;nın çoğrafyasının alışık olduğum İzmir ve yakın çevresinin coğrafyasından çok farklı olması.</p>
<p>Bu değişiklik ve tatil sonrası bütün gereksizce büyüttüğüm dertlerimden uzaklaşmış, bomboş bir kafayla sakin bir şekilde İzmir&#8217;e döndüm. Bu güzel anılar aklıma her geldiğinde yüzümde bir gülümseme oluşturacak gibi görünüyor.</p>
<p>Yakında otelde yaşadığım trajikomik olaylardan bahsedeceğim umarım <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>(Yolda DTP&#8217;nin kapatılması haberide (11.12.2009) ayrıyetten tüm herkesin yüreğine serin serin sular serpiştirmişti.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/hem-ziyaret-hem-ticaret.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deliye Her Gün Bayram</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/deliye-her-gun-bayram.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/deliye-her-gun-bayram.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Nov 2009 19:49:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştirel Yaklaşım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=164</guid>
		<description><![CDATA[Çok klasik bir laf olsada, böyle bir başlık kullanmayı uygun gördüm. Malum deli olmanın inanılmaz hafifliği adama her gün bayramı yaşatıyor. Ve fakat malesef biz bu hafifliği yaşayamıyoruz.
Neyse efendim klasik olarak girdik mevzuya. Klasik olarak işte nerede eski bayramlar vıdı vıdı vıdı demektense bir kerecikte iyi olumlu eleştri yapayım.
Kurban bayramında her köşe başına bayramdan 1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok klasik bir laf olsada, böyle bir başlık kullanmayı uygun gördüm. Malum deli olmanın inanılmaz hafifliği adama her gün bayramı yaşatıyor. Ve fakat malesef biz bu hafifliği yaşayamıyoruz.</p>
<p>Neyse efendim klasik olarak girdik mevzuya. Klasik olarak işte nerede eski bayramlar vıdı vıdı vıdı demektense bir kerecikte iyi olumlu eleştri yapayım.</p>
<p>Kurban bayramında her köşe başına bayramdan 1 hafta önce meee mee diyen kuzucukları, koyuncukları ve hatta koçları bağlardı millet. Bir kaç vakte kadar kesilecek olmalarından dolayı geceleri sesleri insanın içini burkardı yada en azından benimkini burkardı. Gerçi çocukluk dönemimde bu sesten korkardım halbuki ne kadar zararsız, ağır başlı, efendi bir hayvan şu koyun milleti. </p>
<p>Kokusuna ne demeli, yanlarından gelip geçerken insanın burnun direğini kırardı. İnsana kısa süreli köy ortamı havası yaşatırdı belki ama köydeki doğal ortamdan uzak, şehrin gürültüsü, betonu içinde o köydeki halleri gibi güzel gelmezdi.</p>
<p>Ya o kurban bayramı sabahları. Etraftan gelen satır sesleri hala kulaklarımda yankılanıyor. Sokaklarda oluk oluk kan akar, her köşe başında üzerinde dumanı tüten etler leğenlerde gözünüzün içine girerdi.</p>
<p>Belki hala anadoluda böyledir durum bilemiyorum. Ama İzmir bu görüntüleri son 2 yıldır aştı çok şükür. Belediyenin kesim yerlerinde hayvanlar kesiliyor. Yada büyük marketlerde bu iş yaptırılıyor.</p>
<p>Bu gün kurban için vakit bulamayan enişteyle yarın sabahtan hayvan pazarına gidicez. Bakalım pazarlarda, kesim yerlerinde durum nasıl&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/deliye-her-gun-bayram.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelin Ata Binmiş Ya Nasip Demiş!</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/gelin-ata-binmis-ya-nasip-demis.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/gelin-ata-binmis-ya-nasip-demis.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 11:11:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[alaçatı]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[çeşme]]></category>
		<category><![CDATA[kişisel günlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[Bu hafta sonu için kaç defa plan yapıp bozdum ben bile bilmiyorum. Ama herhalde en güzeli, böyle spontane gelişen şekliyle olurdu.
İlk başta Pazar günü Çeşmealtı&#8217;ndan tekneyle balığa çıkıyorduk. Sonra balığı boş verip, haftasonu Alaçatı&#8217;ya gidip hem kafa dinlemek hem rakı balık muhabbeti yapma planı çıktı. Araba problemi ortaya çıkınca tekrar Çeşmealtı&#8217;na gidelim olduk. Sonra Gümüldür&#8217;de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu hafta sonu için kaç defa plan yapıp bozdum ben bile bilmiyorum. Ama herhalde en güzeli, böyle spontane gelişen şekliyle olurdu.</p>
<p>İlk başta Pazar günü Çeşmealtı&#8217;ndan tekneyle balığa çıkıyorduk. Sonra balığı boş verip, haftasonu Alaçatı&#8217;ya gidip hem kafa dinlemek hem rakı balık muhabbeti yapma planı çıktı. Araba problemi ortaya çıkınca tekrar Çeşmealtı&#8217;na gidelim olduk. Sonra Gümüldür&#8217;de balık çiftliğinin ağları yırtılmış, haber geldi &#8220;aman yarabbi gökten balık yağıyor&#8221; dediler. Hadi pazar günü oraya gidelim dedik. Bir kaç kez daha fikir değişti ama sonra bütün planlar iptal oldu.</p>
<p>Cumartesi evde el elde baş başta oturacağıma, doğru annanemin yolunu tuttum. Eh yaşlıları ihmal etmeye gelmez, hem çıntar almış böylesi fırsatta senede 2-3 sefer gelir insanın ayağına <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Neyse yemek faslı, çay faslı bitti. Baktım telefon çalıyor. Erhan arıyor, hazırlan Alaçatı&#8217;ya eşya götürcez sabah döncez 15 dakikaya ordayım ona göre diyor. Ford Transit&#8217;e atlayıp 4 kişi yola düşüyoruz. Gırgır şamata yaparken, çay varmıdır acaba yazlıkta diyorum. Sonra ne yiycez diye bir soru geliyor aklımıza. Eh be oğlum madem açtınız niye otoyola girdiniz aşağıdan gitseydik balık alırdık size bir güzel balık pişirirdim diyorum. Henüz Seferihisar çıkışını geçmemişiz, geç kalmış sayılmazdık <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Hadi diyorum balık alalım, bide rakı ben size mis gibi sofra kurayım. Hemen otobandan çıkıp Güzelbahçe limanına gidiyoruz. Balıkçılar ne kadar çeşit balık varsa, cumartesi gecesinin kazık fiyatlarıyla sokmaya çabalasada kararımız sardalya yemek. Hemen yan taraftan roka, beyaz soğan, domates, biber ve limonuda alıyoruz. Ver elini Alaçatı.</p>
<p>Alaçatı&#8217;ya girer girmez hemen camları açıp şöyle oksijen oranı bol, tertemiz havayı ciğerlere dolduruyoruz. İçimden &#8220;hiç yaz olmasa şurda, hep böyle olsa&#8221; diye geçiriyorum. Ortalık tenha, hani derler ya in cin top oynuyor aynen öyle işte. Bakkaldan biraz meyve ve tekirdağ rakımızı, rakı içmeyenler içinde biraları alıp geçiyoruz eve. Hemen mutfağa giriyorum, rokaları güzelce yıkayıp saplarını biraz kesiyorum, doğramaya ufalamaya gerek duymuyorum bütün daha keyifli oluyor . Soğanları, domatesleri dörde bölüp tuzu, limonu bastım mis gibi işlem tamam. Hem göze hitap ediyor, hem damağa. Tavaya yağı koydum ama ocak yanmıyor tüp bitmiş, elektrikli ocakta bekle ki yağ kızsın. İlk tava pişer pişmez hemen başlıyoruz. Bir yandan az balık aldım diye bana sitem ediyorlar (ki gecenin sonunda balıklar zor bitti), bir yandan derin muhabbete girmeden önceki  hafif mevzular üzerinde konuşuyoruz. Muhabbet derinleşiyor, öyleydi böyleydi derken balıklar bitiyor. Ziyafet için teşekkürleri kabul ediyorum. Sazı bu sefer Erhan alıyor eline meyve tabağı hazırlıyor bize. Tek eksiği alev yani o derece güzel. Meyvel tabağıyla birlikte şişelerinde dibi görünüyor. Ve sessizlikte harika bir uykuya dalıyoruz&#8230;</p>
<p>Sabah manava söverek kalkıyorum yataktan. Adam soğan görünümlü biber satmış bize (gdolu mu nedir anlamadım) alkolünde etkisiyle içim yanıyor cayır cayır, ağzım sahra çölü gibi. Hemen akşamdan tedarik ettiğim sodamla birlikte dışarı çıkıyorum. Hava ılık, güneş insanın kemiklerine kadar işleyip ısıtıyor. Sandaliyemi atıyorum boş havuzun kenarına, güneş banyosu yapıyorum.</p>
<p>Kahvaltılık birşeyler almak için merkeze iniyoruz. Ortalık bomboş, çıntar ve balık satan köylülerle kahvede çay içen ihtiyar amcalar hariç 2-3 kişi yürüyüş yapmaya çıkmış. Birde dükkanlarını açan esnaf var. Sokakların geri kalanı köpeklere kalmış, güneşi bulan yatmış orta yere <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Kahvaltı işinide hallettik. Bulaşıklar bana kaldı. İzmir&#8217;e dönecek eşyaları diğerleri taşıdı. Neyse güç bela bulaşık faslıda bitti. Dönüş yoluna geçtik.  Burda bitse iyi.</p>
<p>Yolda bir güzel sessiz sakin, yavaş yavaş dönüyoruz. Çam ağaçlarının olduğu bir yerden geçtiğimiz sırada, hadi çam havası alalım diyoruz. Daha araba yavaşlamaya başlar başlamaz dağ çileklerini görüyorum. Arabadan fırlayıp ağaçlara hücum ediyoruz. Hafta içi yağmur yağdığı için olmuşlar çürümüş ne yazık ki. Olmamışlarda yenecek gibi değildi. Ufak çaplı bir haya kırıklığı. Bir ciğer dolusu çam havasıyla ordanda ayrılıp döndük evimize&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/gelin-ata-binmis-ya-nasip-demis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kendini de kaybet be adam!!!!</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/kendini-de-kaybet-be-adam.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/kendini-de-kaybet-be-adam.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:51:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[konak-karşıyaka vapuru]]></category>
		<category><![CDATA[vapur]]></category>
		<category><![CDATA[vapur maceraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[Dün herhalde unutkanlık tarihine adımı altın harflerle yazdırdım.
Sabah evden çıktım. İzmir&#8217;in bir ucundan diğer ucuna geldim ki ceplerim bomboş anahtarımı evde unutmuşum.
Hayıflana hayıflana eve dönüp ofisin anahtarını aldım. Tabi yaklaşık 2 saatim yollarda geçti.
Neyse bu krizi o şekilde aştık. Akşama kadar efendi gibi çalıştım, hatta blogum için bir yazı bile yazdım haftasonunda yaşadıklarımla ilgili. (şuan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün herhalde unutkanlık tarihine adımı altın harflerle yazdırdım.</p>
<p>Sabah evden çıktım. İzmir&#8217;in bir ucundan diğer ucuna geldim ki ceplerim bomboş anahtarımı evde unutmuşum.<br />
Hayıflana hayıflana eve dönüp ofisin anahtarını aldım. Tabi yaklaşık 2 saatim yollarda geçti.</p>
<p>Neyse bu krizi o şekilde aştık. Akşama kadar efendi gibi çalıştım, hatta blogum için bir yazı bile yazdım haftasonunda yaşadıklarımla ilgili. (şuan taslak olarak duruyor bugün yarın yayınlarım) Eve dönerken balıkçıların önünden geçiyorum. Baktım çok güzel tekir var. Can bu arkadaş çekti işte biraz tekir aldım tuttum evimin yolunu. Vapur&#8217;a bindim bir taraftan acaba biraz daha mı alsaydım balık diyorum. Bir taraftan yeter diyorum. Bir kaç arkadaşlada mesajlaşıyorum bu sırada. Taşınabilir harddiskimi koyacak cep bulamadım yanıma koydum. Vapurda pek kalabalık değil dert etmedim. İçimden unutma oğlum sakın çıra gibi yanarsın demeyide ihmal etmedim. Ama eşşeklik bu ya bıraktım harddiskimi vapurda. Bunu farketmemde eve yaklaşık 500 metre kala gerçekleşti.</p>
<p>Eve gittim tekirleri dolaba attım. Öyle mahzun mahzun oturdum düşündüm bütün gece. Ne vardı içinde ne gitti diye. Yaklaşık 4-5 yıldır yaptığım bütün internet sitelerinin yedekleri, hali hazırda yayında olan sitelerin backupları, fotoğraflarım, grafik tasarım çalışmalarım yani servetimi kaybetmiştim. Gece rüyamda vapurda buldum harddiskimi sabah mutlu kalktım.</p>
<p>Hemen Konak iskelesinde şefe gidip böyle böyle dedim. &#8220;Bize birşey gelmedi ama bir soralım, nangi vapura bindin sen?&#8221; dedi ama ben bindiğim vapurun ismine bakmayı akıl etmedim <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_sad.gif' alt=':(' class='wp-smiley' />  Neyse bindiğim saati çok şükür hatırladım <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  baktılar buldular. Hemen telsizle kaptana soruldu (belki googleda falan aratır kendini görür Mete 3 adlı vapurun kaptanına teşekkürler) &#8220;Karşıyaka iskeleye teslim edildi&#8221; sözünü duyar duymaz sevinçten aklımı oynatıyordum <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Şuan tek parça olarak sapa sağlam elimde harddiskim.</p>
<p>Velhasıl bir günde bu kadar unutkanlıktan sonra herhalde artık daha dikkatli olurum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/kendini-de-kaybet-be-adam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısa kısa&#8230;</title>
		<link>http://www.taygun.net/gunluk/kisa-kisa.html</link>
		<comments>http://www.taygun.net/gunluk/kisa-kisa.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 20:48:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[hamam]]></category>
		<category><![CDATA[kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[konak-karşıyaka vapuru]]></category>
		<category><![CDATA[nihat sırdar]]></category>
		<category><![CDATA[nihatla maksimum curcuna]]></category>
		<category><![CDATA[nihatla sivrisinek]]></category>
		<category><![CDATA[satsuma tipi mandalin]]></category>
		<category><![CDATA[türk hamamı]]></category>
		<category><![CDATA[vapur]]></category>
		<category><![CDATA[vapur marceraları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.taygun.net/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Yazacak uzun bir konu bulamadığım için şöyle kısa kısa birşeyler anlatayım kendi kendime konuştuklarımı yazıya dökeyim dedim.
Dün akşam dergimizin ekim sayısını gecikmelide olsa en güzelinden bitirdim. Akşam matbaaya ftp aracılığıyla dosyaları yollarken yeter gari (saat 19:30 suları) evden bunları yollayabilirim nasıl olsa kaçayım dedim. Ama ftp bilgilerini yanıma almayı unutunca 500 sefer deneme-yanılma yöntemiyle girmeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazacak uzun bir konu bulamadığım için şöyle kısa kısa birşeyler anlatayım kendi kendime konuştuklarımı yazıya dökeyim dedim.</p>
<p>Dün akşam dergimizin ekim sayısını gecikmelide olsa en güzelinden bitirdim. Akşam matbaaya ftp aracılığıyla dosyaları yollarken yeter gari (saat 19:30 suları) evden bunları yollayabilirim nasıl olsa kaçayım dedim. Ama ftp bilgilerini yanıma almayı unutunca 500 sefer deneme-yanılma yöntemiyle girmeyi uğraştım fakat muvaffak olamadım <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  O yüzden sabah erkenden yollara düştüm. Vapurda kulağımda kulaklık bir yandan Nihat Sırdar&#8217;ı dinliyorum diğer yandan İzmir&#8217;imin ince kabuklu mis kokulu satsuma tipi mandalinlerinden löpletiyorum. O güzelim sabah serinliğinde yukarıda bahsettiğim şekilde karşıya geçiyorum. Radyoda malum reklamlar gayet uzun sürüyor bende o arada gezinirken TRT Radyo 4&#8242;te bir melodi duydum. Bu ilköğretim yıllarında ders sırasında okulun halk oyunları ekibinin çaldığı derste kalkıp hayde bre efeler diye insanı ayağa kaldıracak güzellikteki Kerimoğlu türküsüydü. Lakin o an kerimoğlu ismi aklıma gelmedi taa ilkokul sıralarında bu ismi tabiki bilmiyordum zaten sadece müziğiyle çalışırlardı. Velhasıl hemen internetten daha sonra bulmak için telefona sarılıp mesaj kısmına sözlerini yazmaya başladım.  Bir önceki günün yorgunluğu, gece uyunan az uyku nelere kadir görün telefona yazdığımı aynen burayada yazıyorum &#8220;al kana boyanmış kel mahmutun her yanı&#8221; tabi bunu yazdıktan sonra aklıma gelen ilk şey şu oldu. Ulen acaba hababam sınıfında bunu niye kullanmadılar? Ne güzel dalga geçerlerdi Mahmut hocayla dedim. Sonradan kafama takıldı &#8220;ulen koca efe niye kel lakabını alsın&#8221; dedim. Onada kendimce &#8220;yahu işte adamın babası falan keldir oda öyle anılıyordur&#8221; gibilerinden bir açıklama getirdim. </p>
<p>Neyse sonra googleda bu sözleri yazınca tabiki doğal olarak abuk subuk şeyler çıktı karşıma. O an jeton yaklaşık 5-6 saat gecikmeyle düştü. Birde Egeli, İzmirli diye geçiniyorsun dedim kendi kendime kızdım. Sonrası malum internetten Kerimoğlu türküsünü zeybek oyunuyla birlikte görüntülü olarak izleyip hatim ettim defalarca <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>İkinci değinmek istediğim mevzu ise şu. Akşam hava erken karardığı için bir kaç gündür değişik hissediyorum kendimi. Eve dönerken aklımdan hemen banyoya girip bir güzel yıkanıp paklanmak geçiyor. Ama aynı anda &#8220;of ya kim uğraşacak şimdi&#8221; diyede içimden geçiriyorum. Ömrü hayatım boyunca hamama hiç gitmedim. Bu yaşa kadar gitmediğim için herhalde bundan sonra içim kaldırıpta hamama gitmem, gidemem. Buraya nerden geldi konu onuda anlatayım. Kendi kendime hem yürüyüp hem düşünürken &#8220;ulen evdede bir tellak olsa yıkasa paklasa seni misler gibi ne güzel olur&#8221; diye içimden geçirdim. Sonrada Türk insanına hemen yaftayı yapıştırdım. Biz tembeliz dedim. Niye derseniz bakınız düşününüz Türk hamamı dünyaca ünlü. Yani daha millet senede bir ya yıkanır ya yıkanmazken, avrupa ve bilimum kıtalar kokuşmuşken biz hamamı bulmuşuz. Ama olay hamamda bitmiyor olay tellak dediğimiz kişide bitiyor. Yani sen yat adam seni temizlesin solucan gibi ölü derilerini çıkarsın. Rengin iki ton açılıp hamamdan çık ne kıyak ama. Yada düşünün eski filmlerde devamlı biri diğerini yıkar yani temizliğe evet bayılıyoruz, ama kendi kendimize yıkanmaya paklanmaya üşeniyoruz&#8230;</p>
<p>Bilmem anlatabildim mi <img src='http://www.taygun.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  yada sadece ben mi böyleyim acaba&#8230;<br />
(kısa kısa dedim ama uzun oldu çenemin ayarı yok ki)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.taygun.net/gunluk/kisa-kisa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
