Moda ne menem birşey ki neye bu etiket yapıştırılsa herkes onu tercih ediyor.
Örneklerle açıklamak istiyorum efendim çünkü bu moda olmayacak şeyleri yaptırıyor, yediriyor, içiriyor, giydiriyor.
Kendimi bildim bileli kokoreç hastasıyımdır. Kokusunu 3 sokak öteden av köpeği gibi duyarım. Bu kokoreçin hammaddesi bağırsak olduğundan dolayı bir dönem çoğu kişi bana deli gözüyle bakar, hor görürdü. Abartıyorum sanmayın gerçekten öyle tepkiler alıyordum ki üzülsem mi sevinsem mi bilemiyordum. “Paranla .ok yiyorsun oğlum” diyenler bile en olumlu yorum yapanlardı gerisini siz düşünün. Velhasıl nasıl olduysa son 2-3 yıldır kokoreç öyle yaygınlaştı, öyle moda oldu ki (Mirkelam ve AB etkisiyle sanırım) kokoreççiler mantar gibi her köşe başında bitti. Bu seferde kaliteli kokoreç bulmak zorlaştı. Eskiden zaten az olduğu için işi bilenler bu işi yapıyordu. Ama son zamanlardaki bu artışla birlikte sapla samanı karıştırır olduk. Allahtan eski kokoreççim hala yerinde kapı gibi duruyorda bu zevkten mahrum kalmıyorum. Aynı şey söğüş ve çorbanında başına gelecektir yakındır diye tahmin ediyorum. Söğüş, sakatat ve çorba muhabbetlerinde de “ıyyy yenir mi o iğrenç şeyler” tepkileriyle karşılaşıyorum. Sanki zorla onlara yesinler diye ısrar ediyorum pehh yemeyin kardeşim zorla mı ?
Hadi kokoreç örneği sizi pek tatmin etmedi. O zaman şuna bakın. Nar meyvesiyle değil çiçeğiyle meşhur bir ağaçtı eskiden. Nar çiçeği kırmızısı diye bir tabir var yani. Ama meyvesi ne hikmetse sadece bilmece karşımıza “çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane” diye çıkardı. Ben her nar yediğimde üstümü başımı lekeliyor, annemde bu lekeleri daha sonra çıkartamıyor bir güzel bana fırça atıyor olmasına rağmen müptelasıyım hala. Lakin şöyle bir durum peydah oldu başıma. Mehmet Öz çıkıpta nar yiyin, nar suyu için kalbe süper faydalı dediği günden beri. Nar fiyatları ikiye katlandı. Kimsenin yüzüne bakmadığı nar (pazarlarda bulmak için baya çaba sarfetmek gerekirdi) artık el arabalarında her yerde karşıma çıkar oldu. Portakal suyu havuç suyu satan yerler ise portakaldan fazla nar suyu satar hale geldi.
Buna keza aynı şekilde kara veya mor lahana olarak bilinen salatalarda veya turşu olarak tüketilen sebzede de buna benzer bir dönem yaşanmıştı. Kanser hastalığını önlüyor diye bir doktor söylemişti fiyatta hoppala 2-3 katına yükselmişti.
Dersiniz candır çeker yersin, sağlığın korunsun diye yersin. Ehh bende anlayışla karşılarım eşşek değiliz ya.
O zaman size birkaç örnek daha vermem icap edecek herhalde.
Bundan 3-5 sene önce yolda poşu takmış birini görseniz tepkiniz ne olurdu? Dürüst olun…
Eminim “köylüye bak”, “terörist midir nedir ya?”, “kro” vb. tepkiler verirdiniz. Geçtiğimiz kış bütün jet sosyete, bütün tikiler, ikoncanlar kısaca dış görünüşle kafayı bozmuş kişiler poşularla boy gösterdiler ortalıkta. Buna ne diyeceksiniz?
Peki ya lastik çizmelere ne demeli. Yolda lastik çizme giymiş birini görmüş olsanız ya balıkçı, ya inşaat işçisi sanırdınız. Oysa şimdi bildiğimiz 10 liralık lastik çizmelere biraz makyaj yapıp 100 lira civarı fiyata millete kaktırıyorlar resmen.
Converse manyaklığıyla ilgili bir güzel döşendiğim yazım zaten mevcut.
Kısacası biz popüler kültüre fena kafayı takmışız, moda olan şeyler bizi esir almış kendine…
Buraya blog hakkında birşeyler yazmam gerekiyor ama üşendiğim için sonraya bırakıyorum...