In: Güncel
24 Ağu 2010Yazmayım yazmayım diyorum, dayanamıyorum…
Liderler sazı almış eline ordan oraya gezinip referandum için halkı “evet”, “hayır” diye ikna etmeye uğraşıp duruyorlar. Elbet her seçimde, her ülkede yaşanan bir durum. Fakat bizde her şeyin olduğu gibi bunun da bokunu çıkarmayı becerdiler sağolsunlar.
Referandum hariç her halt konuşuluyor. İthamlar ağırlaşıyor, hakarete vardı varıyor. Halk ne kazanıyor şimdilik hiç.
Referandum yani halk oylamasına evet diyecekler 12 Eylül darbecilerinin yaptığı anayasayı değiştirecekleri hatta yargılayabilecekleri için seviniyor, bir kısım hukukçular ve “hayır” diyecekler zaman aşımı var yargılayamazsınız geçti Bor’un pazarı diyor. Yine “hayır” diyecekler değişikliğinin asıl amacının yargı bağımsızlığına darbe vurmak olduğunu söylüyorlar, evet diyecekler ise tam tersine yargının bağımsızlığa kavuşacağını söylüyor. İnsan kime nasıl inansın şaşıp kalıyor.
Hiç mi ortak nokta yok derseniz değişecek olan 22 maddenin aslında herkes tarafından daha doğrusu muhalefet partileri tarafından kabul gördüğü fakat yukarıda bahsetmiş olduğum yargıyla ilgili değiştirilecek olan 2 maddenin falsolu olduğunu söylüyorlar. Hatta gelin bun ortak fikirde olduğumuz maddeleri mecliste geçirelim referanduma götürmeyelim teklifi bile geldi ama meclis öyle bir halde ki bir partinin nuh dediğine öteki peygamber demiyor o derece düşmünca tutum var.
Birde boykot edenler var ki onlara hiç girmemek lazım.
Sokaklarda partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, öğrenci örgütlerinin çalışmaları sayesinde yolda yürüyemez olduk, her önümüze dikilen bir kağıt tutuşturuyor eline insanın. Televizyonda referandum haberleri, radyo desen oda aynı hakikaten artık bıktırdı.
Dipnot:Yazıyı tarafsız olarak tarihe not olması bakımından yazdım günlük…
Buraya blog hakkında birşeyler yazmam gerekiyor ama üşendiğim için sonraya bırakıyorum...