In: Günlük
5 Eyl 2010Bayram geliyor gelmesine ya, ne heves, ne heyecan bıraktılar adamda.
Telefon çalıyor. Arayan Deniz abim, çoktandır görüşmedik etmedik ama ya sever beni, bende onu sever sayarım. “Bayramda” diyor “Karaburun’a gidiyorum 3 gün oradayım tekne hazır Balıkçı Erol’u aradım, 3 gün tekne bizde. Motelde yerde hazır ben gidiyorum, istersen geçerken senide alayım ikimiz güzel bi tatil yaparız” diyor. İstiyorum istemesine ama içime sinmiyor gitmek. “Ben arar haber veririm sana abi” diyorum.
Bayram ya büyüklerimizin elini öpeceğiz ya, hani jilet gibi ütülü pantolonu yeni boyadığım ayakkabımı giyeceğim, 22 yaşında koca eşşek olmuşum ama utanmadan harçlık isteyeceğim belkide annanemden…
Ses etmeyeyim kimseye diye geçiriyorum içimden, hele bir arife olsun diyorum kendi kendime, o zaman bakarız.
Az sonra annem bitiveriyor yanıbaşımda, soruyorum:
- Teyzemler ne yapacak bayramda?
- Muğla’ya gidecekler eniştenin ailesini ziyarete
- Annanem?
- Oda Muğla’ya gidecek teyzenlerle
- Ablamlar?
- Tatile gidecekler
- Ne zaman?
- Arife günü çıkacaklar herhalde
- Teyzemler?
- Onlarda
- Öteki teyzem
- Bilmem, herhalde tatile gidecek onlarda
Eh annane yok, teyzeler yok, abla yok. Amcaları, babanneyi sabahtan ziyaret eder kaçarım bende, içime sinmese de “hem ağlarım, hem giderim” derim herhalde…
Buraya blog hakkında birşeyler yazmam gerekiyor ama üşendiğim için sonraya bırakıyorum...