In: Günlük
17 Kas 2009Dün herhalde unutkanlık tarihine adımı altın harflerle yazdırdım.
Sabah evden çıktım. İzmir’in bir ucundan diğer ucuna geldim ki ceplerim bomboş anahtarımı evde unutmuşum.
Hayıflana hayıflana eve dönüp ofisin anahtarını aldım. Tabi yaklaşık 2 saatim yollarda geçti.
Neyse bu krizi o şekilde aştık. Akşama kadar efendi gibi çalıştım, hatta blogum için bir yazı bile yazdım haftasonunda yaşadıklarımla ilgili. (şuan taslak olarak duruyor bugün yarın yayınlarım) Eve dönerken balıkçıların önünden geçiyorum. Baktım çok güzel tekir var. Can bu arkadaş çekti işte biraz tekir aldım tuttum evimin yolunu. Vapur’a bindim bir taraftan acaba biraz daha mı alsaydım balık diyorum. Bir taraftan yeter diyorum. Bir kaç arkadaşlada mesajlaşıyorum bu sırada. Taşınabilir harddiskimi koyacak cep bulamadım yanıma koydum. Vapurda pek kalabalık değil dert etmedim. İçimden unutma oğlum sakın çıra gibi yanarsın demeyide ihmal etmedim. Ama eşşeklik bu ya bıraktım harddiskimi vapurda. Bunu farketmemde eve yaklaşık 500 metre kala gerçekleşti.
Eve gittim tekirleri dolaba attım. Öyle mahzun mahzun oturdum düşündüm bütün gece. Ne vardı içinde ne gitti diye. Yaklaşık 4-5 yıldır yaptığım bütün internet sitelerinin yedekleri, hali hazırda yayında olan sitelerin backupları, fotoğraflarım, grafik tasarım çalışmalarım yani servetimi kaybetmiştim. Gece rüyamda vapurda buldum harddiskimi sabah mutlu kalktım.
Hemen Konak iskelesinde şefe gidip böyle böyle dedim. “Bize birşey gelmedi ama bir soralım, nangi vapura bindin sen?” dedi ama ben bindiğim vapurun ismine bakmayı akıl etmedim
Neyse bindiğim saati çok şükür hatırladım
baktılar buldular. Hemen telsizle kaptana soruldu (belki googleda falan aratır kendini görür Mete 3 adlı vapurun kaptanına teşekkürler) “Karşıyaka iskeleye teslim edildi” sözünü duyar duymaz sevinçten aklımı oynatıyordum
Şuan tek parça olarak sapa sağlam elimde harddiskim.
Velhasıl bir günde bu kadar unutkanlıktan sonra herhalde artık daha dikkatli olurum.
Buraya blog hakkında birşeyler yazmam gerekiyor ama üşendiğim için sonraya bırakıyorum...