Vapur Maceraları…

In: Günlük

23 May 2009

Geçen gün her akşam olduğu gibi evime dönmek üzere vapura bindim. Standart olarak en keyif aldığım yere oturdum. Çantamdan çıkardığım kitabı açıp okumaya başladım. Karşımda yaşlı bir amca olduğu için ayak ayak üstüne bile atmadım ayıp olmasın diyerekten.

Yarım sayfa okudum okumadım amcadan ani bir çıkış geldi. Neden böyle kitaplar okuyup kafanı bulandırıyorsun? soru iddalı hatta soru hatta soru şeklinde düz bir cümleydi. Bende hiç sesimi çıkarmadan dinlemeye devam ettim.  Biraz önyargılı gibi gelsede söylediklerinin çoğu doğruydu. Bana inatla ve haklı olarak “Atatürk’ün nutkunu oku” dedi durdu. Çok güzel açıklamalar yaptı.

Konuşmaya hemen yanında oturan orta yaşlı bir beyde dahil oldu. “Efendim bırakın genç ne güzel kitap okuyor istediği kitabı okusun” diyerek yeni bir tartışmanın fitilini ateşler gibi oldu :) Amca hemen hiddetlenerek cevap niteliğinde “Satanizmi öven kitaplar bile yayınlanıyor efendim ne demek istediği kitabı okusun” derken ben içimden vapurda bir tartışma olay çıkmasın diye dua edip can kulağıyla onları dinlemeye devam ediyorum. Herkeste acıyan gözlerle bana bakıyor iki yaşlı tarafından esir alınan genç olarak :) Neyse 15 dakikalık vapur seyahati göz açıp kapatıncaya kadar bitti. Vapurdan en son biz indik hatta binenlerle çarpışa çarpışa. Yaşlı amcayla konuşarak yürümeye başladık.

Belli ki gayet idealist ve milliyetçi bir insandı. Yaklaşık 2 saat ayakta yol ortasında dikilerek konuştuk. Halimden şikayetçi olmadım açıkçası. Anlattıklarını yazmak isterdim ama iki saatlik kısa sohbette belki onlarca farklı konu, onlarca farklı ders verdi bana.  Bunları toparlayıp birden yazabilmek zor en iyisi zamanla azar azar aralara serpiştirip yazmak.

Haa şimdi hangi kitabı okuyorum diye merak etmiş olabilirsiniz “Davincinin Şifresi”…

Yorum Formu

Blog Hakkında

Buraya blog hakkında birşeyler yazmam gerekiyor ama üşendiğim için sonraya bırakıyorum...